Dünyanın Gerçek Yüzü ve Güncel İnsanlık Raporu

Geçen gün bir yazı yayımladım insanlar ve hayvanlar arasındaki fark diye. Ona buradan ulaşabilirsiniz. Önce onu okuyup daha sonra buna gelmenizi tavsiye ederim.
O yazımdan sonra istismar, taciz ve tecavüz vakalarına rastladım. Ülkemizdeki bu iğrenç durumu görünce merak ettim dedim ki “Avrupa’da zina serbest , acaba bu durum taciz, tecavüz ve istismar vakalarının azalmasını sağlıyor mu?
Araştırmaya başlamadan önce orada zina serbest ise, oradaki adam istediği gibi gider yapar ve böylelikle bu tarz vakalarda düşmüş olur. Aslında çok mantıklı bir düşünce. Dedim ki eğer ki bu, vakaların düşmesine, hatta bitmesine sebebiyet verirse, dünyada bu olayı serbest kılalım ve bu olaylar azalsın. Eğer ki bu olay doğru ise durum aklıma yatmıştı. Hem de herkes ihtiyacını görecekti.
Evet artık ilk düşüncemi yazdığıma göre araştırma sonuçlarımı paylaşabilirim.

2003 ile 2016 yılı arasındaki bütün verileri inceledim. Bunlardan bazılarını burada da paylaşacağım.
Hani o bizim “Gelişmiş Medeniyet” dediğimiz yerler vardı ya, işte oralar aslında dünyanın en gelişmemiş medeniyetleri çıktı. Cahiliye devrinde dahi yapılmayan şeylere rastladım. Orta çağda “Cadı Avı” bahanesiyle diri diri yaktıkları, boğdukları, en adi işkencelerde parçaladıkları ve her defasında onlarca kişi tarafından tecavüz ettikleri kendi kadınları ve çocuk yaşlarındaki mazlumlarla birlikte, Latin Amerika’dan Afrika’ya “yerli”, yakın tarihe yaklaşıldığında Vietnam, Kore, Tayland’da “Asyalı”, Cezayir’den başlayıp Eritre’ye, Filistin’den Balkanlar’a, Çeçenya’dan Irak’a ve bugün Suriye’de dahil Müslüman Kadın ve Çocukların namusuna saldıran ve Barbarlık Tarihleri boyunca sayısı bilinemeyecek kadına ve çocuğa tecavüz edip katlebilen bir “Gelişmiş Medeniyet”.
Peki, “kadına özgürlük” adı altında, kadına ait mahremiyeti bütün çıplaklığı ile toplumlara servis eden pezevenk zihniyetli, Kadın ve Çocuk Düşmanı Tecavüzcü Medeniyetlerin durumu bugün nedir?
Konunun vicdanları rahatsız edici yönüne binaen fazla uzatmadan, “Gelişmiş Medeniyetlerin” kendi eliyle kaleme aldığı resmi istatistiklerini kısaca ortaya koymak, günümüzde kadın ve çocuklar üzerinde estirdikleri cinsel ve fiziksel terörün bir cüzünü verecektir:
Evet artık sonuçları paylaşıyorum.
Aşağıdaki resimde (1), Birleşmiş Milletler‘in ulusal düzeyde en son 2013 yayımladığı ve resmi güvenlik teşkilâtlarında kaydedilmiş “Tecavüz Suçu” istatistik verilerini bir grafik şema halinde ortaya koyuşunu görebiliriz. Kayıt altına alınmamış ve korkma, gizli tutma, utanma ve beraberinde getirdiği bir çok sebepten dolayı Tecavüze uğramış insanların açıklamadıkları vakaların yer almadığı, diğer yandan Batı Hayat Tarzı içerisinde yaşanan bu tecavüzlerin “mağdur” tarafından tabiî karşılandığı olayları eklersek, bu insanlık suçunun korkunç boyutlarını belki hayâl edebiliriz

.

Türkiye’nin de dahil olduğu, 1974’den 2003 yılına kadar görülen Tecavüz suçlarında ki düşüklük, 2003 yılından itibaren tekrar yükselişe geçiyor.
Bununla birlikte son yıllarda Hindistan’da benzer şekilde artış gösteren “toplu tecavüz” fiilinin, İsveç’te, artık günlük adi olaylar şeklinde anıldığını ve haberlerde gündeme dahi getirilmeyen bir tabiîlikte sürdürüldüğünü de kaydedelim.
Fakat tekrar etmek durumunda olduğumuz hadiselerden birisi de, İstatistik verilerini açıklayan Birleşmiş Milletler adlındaki kuruluşun çeşitli ülkelerde görevlendirdiği kendi elemanlarının tecavüzleridir.
İstatistik verilerde dikkat çekmesi gereken bir ayrı önemli detayı mutlaka fark etmişsinizdir.
Evet, yukardaki resimde sıralanan devletlerin ilk 15’ini Müslüman ülkeler değil Başta Barbar Batı Avrupa, Amerika kıtasında yer alan devletleri, ardından Batı Hayat Tarzı’nın dejenere ettiği ülkeler yer almakta
“Çocukların cinsel istismarı ve tecavüzler”
Bu konuyu ele alırken duyduğum rahatsızlık sebebiyle çok kısa değinmek ve en fazla “hangi ülkelerdeki çocuklara karşı bu suç işleniyor?”un verilerini ortaya koyarak bitirmek istiyorum
Yine “kayıtlara geçenler” olarak 2-14 yaşı arasında değişen “çocukları cinsel istismara uğratan ve tecavüz eden” ülkelerin başını Avrupa ülkeleri çekiyor.
Bunların da ilk üçü Almanya, Avusturya ve İsviçre.
Almanya’nın “çocukların cinsel istismarı ve tecavüz suçları”ndaki esnek ceza hukuku dolayısıyla birçok tecavüzcünün tekrar tekrar aynı suçu işlediği bir gerçek. Ülkede senede 300.000’e varan olay gerçekleşirken, Avusturya’da senede 10.000 ila 25.000, İsviçre’de 40.000 ila 50.000 civarında “cinsel istismar ve tecavüz” gerçekleşiyor.
Gelelim “özgürlükler” ve “çılgınlıklar” ülkesi Amerika Birleşmiş Milletlerine…
Amerika’da her dört kadından biri ve erkeklerin 9% gibi bölümünün 7 ila 11 yaşındayken mutlaka “cinsel istismara veya tecavüze” uğradıkları varsayılıyor. Bu “varsayım” kavramını, yukarıda “buzdağının görünen yüzü” şeklinde verilen istatistiklerden çok daha “doğru” olduğunu Batı Hayat Tarzı’nı gözlemleyebilen her insan bilir.
Amerika’da çocukluktan başlayan bu saldırılar üç ilâ beş yıl sürebiliyor.
Bu konuda altını kocaman harflerle çizmek istediğimiz husus ise, hiçbir ülkenin ciddi bir istatistik veri ortaya koymamaları ve bundan kaçındıklarıdır.
Varsayımlar, istatistikleri yalanlarken, Barbar Batı atalarından tevarüs eden toplumdaki “kadın” anlayışını “küresel” çapta sürdürüyor.
Tecavüz fiilini, “istismar” kavramıyla incelten(!) bir tabiîlikte

2013 YILI VERİLERİNE GÖRE:
1. Etiyopya
Dünyada kadına karşı şiddet ve cinsel saldırıların en yoğun olduğu ülkelerin başında geliyor. Kadınların %60’ı cinsel olarak istismar edilmiş durumda, Alın size gelişmemiş bir medeniyet.
2. Hindistan
Her 22 dakikada bir kadın tecavüze uğruyor. Üstelik bu tecavüzlerin yarısına yakınını kadınların yakınları gerçekleştiriyor. Alın size bir başka gelişmemiş medeniyet. Şu anda bu durum biraz daha düşmüş durumda.
3. Kanada
Alın size bir başka gelişmemiş medeniyet. Bir dakika ya kanada hani dünyada en yaşanası yerdi? Hani “Dünyanın en gelişmiş medeniyetiydi?” -bu işte bir yanlışlık olmasın sonra- hiçbir yanlışlık yok. Her 3 kadından biri cinsel olarak istismar edildiğini söylüyor. Üstelik bu oran yakın zamanda büyük artış gösterdi. Hem de olayların çoğunun polise ya da mahkemeye yansımamasına rağmen.
4. İsveç
Bir başka gelişmemiş medeniyet daha. Hoppa sen bizi mi yiyon. İsviçre en iyi yer. Nasıl olur mu? Bal gibi olur. Kanada dedin tamam dedikte…

Avrupa’da tecavüzün ve cinsel saldırıların en yoğun olarak yaşandığı ülke. Kadınların her yıl dörtte biri tecavüze veya tacize uğruyor.

5. Sri Lanka
(Alın size gelişmemiş bir medeniyet daha. Artık bundan sonra gelişmemiş medeniyet demiyeceğim. Çünkü bir medeniyetin gelişmişliği parası pulu ile ölçülmez. Bir ülkenin gelişmişliği “İnsana, Bilime, Gönüle verdiği değer ile ölçülür.)
Güvenlik güçleri bile gözaltına aldıkları kadınlara taciz ve tecavüzde bulunuyor. Sri Lanka erkeklerinin %15’i hayatlarında en az bir kere tacavüze ve tacize yeltenmş durumda.

6. Güney Afrika
Yıllık tecavüz sayısı ortalama 70.000. Bu sayıya diğer cinsel saldırılar ve istismarlar dahil değil. Güney Afrika’da erkeklerinin %25’i tecavüzden dolayı sorgulanmış ve hapse girmiş durumda.

7. Fransa
1980 yılına kadar tecavüz bu ülkede suç bile değildi. Yılda hala 75.000 kadın tecavüze uğruyor. Kadınları korumak için kanunları yetersiz kalıyor. Bu sayı günümüzde çok daha yüksek.

8. ABD
Dünyada tecavüzün en yoğun yaşandığı ülke. Bu vakalarda tecavüze uğrayanların %10’u erkek Her 6 kadından biri ve her 33 erkekten biri tecavüze ve tacize uğramış vaziyette. Üstelik bu durum kurbanlar henüz 13-14 yaşlarındayken başlıyor. Önemli bir kısmı da aile içinde yaşanmış olaylar.

9. Almanya
Dünyada tecavüz ve tacizin en yoğun olduğu Avrupa ülkelerinden. 2 milyondan fazla kadın cinsel istismara uğradı. Teknolojide gelişse de insanlıkta geriye doğru bir gidiş var. Bu sayı günümüzde daha da fazla.

10. İngiltere
“Medeniyetle” dolu Avrupa’nın beşiğindeki bu ülkede her yıl 85.000 kadın tecavüze uğruyor ve yine buradada bu sayı artmış durumda.

Tecavüzle ilgili bazı gerçekler :
→Tecavüze uğrayanların %44’ü 18 yaş altıdır.
→Tecavüze uğrayanların %80’i 30 yaş altıdır
→Tecavüz ve cinsel saldırı oranlarının en yüksek olduğu Amerika’da her 107 saniyede bir kadın cinsel saldırıya, tacize maruz kalmaktadır.
→Tecavüz olaylarının %68’i polise bildirilmemektedir
→Tecavüz suçu işleyenlerin %98’i 1 gün bile cezaevine girmemiştir.
→Tecavüzü gerçekleştirenlerin 4/5’i tecavüze uğrayan kişinin daha önceden tanıdığı kimseler arasındadır.

IWF (İnternet İzleme Kurumu) 2016 RAPORU VE ŞU ANKİ GÜNCEL VERİLER.
Almanya’da Kilise Korosunda ’60 yılda 567 Çocuk İstismara Uğradı’
Almanya’da yayımlanan resmi bir raporda; Regensburger Domspatzen isimli erkek çocuk korosunun 60 yılı aşkın bir sürede 567 üyesinin fiziki ve cinsel tacize uğradığı iddia edildi.

Rapor, koroda çalışanları olaylara müdahale etmemekle suçladı. Katolik Kilisesi’nin 49 üyesinin, 1945 ve 1990’ların başı arasında bu suçları işlediğinden şüphe ediliyor. Olaylara sessiz kalmakla suçlananlar arasında eski Papa 16’ıncı Benediktus’un ağabeyi olan ve 30 yıl boyunca koroyu yöneten Georg Ratzinger de var.
Raporun yazarı Ulrich Weber, “Ratzinger başını diğer yöne çevirdiği ve yaşananlara müdahale etmeyi başaramadığı için suçlanabilir” dedi. Olayların üzerinden uzun zaman geçmesi nedeniyle şüphelilerin cezai işlem görmelerinin pek olası olmadığı kaydediliyor

Bu yazıyı yazmadan daha önce bu konuda araştırmada bulunmuş ve kurbanlara yardım etmiş psikologlarlada konuştum. Yazının ilerisinde tekrar bahsedrceğim bu konudan fakat kısaca kurbanların kalan hayatlarını “Yaşayan Ölüler” şeklinde yaşıyor.
Kurbanlar yaşadıklarının “hapishane, cehennem ve toplama kampını” andırdığını söyledi. Bazıları, yaşananları “sessiz kalma kültürüne” bağladı. Olayı incelemekle görevlendirilen avukat Ulrich Weber, Regensburger Domspatzen yatılı okulunun hem ilkokul hem de lisesinde iddia edilen suçların işlendiğini belirtti. Okuldan henüz iddialara ilişkin bir açıklama yapılmadı. Ulrich Weber, araştırmanın sonucunda 500 fiziksel istismar ve 67 cinsel taciz vakasını ortaya çıkardıklarını söyledi. Bu çocuklardan bazılarının her iki tür istismarın da mağduru olduğunu sözlerine ekledi.

Araştırma kapsamında bazı eski öğrencilere ulaşılamadığı için, gerçek sayının 700’e kadar çıkabileceği düşünülüyor. Raporda, 49 kilise üyesinden dokuzunun cinsel taciz olaylarına karıştığı öne sürülüyor. Bin yıllık koro, 2010 yılında cinsel taciz iddialarıyla gündeme gelmişti. Kilise, kurbanlara 5 bin ve 20 bin Euro tazminat teklif etmişti. Katolik Kilisesi son yıllarda cinsel taciz iddialarıyla gündeme gelmişti

Amerika’da her 45 saniyede, bir kadına tecavüz ediliyor(3 yıl içinde bu kadar yükselme çok sıkıntılı bir durum)
Amerika Federal Sağlık Bakanlığı’nın resmi raporuna göre 18 yaşındaki kız öğrencilerin yüzde 28’i bakire, yüzde 72’si fuhuş içindedir. 15 yaşındaki kızların yüzde 40’ı fuhşa bulaşmıştır. Ve 25 öğrenciden biri AIDS ya da cinsel hastalıklardan birine yakalanmış durumda. ABD Tecavüzlerle Mücadele Merkezi’nin resmi raporuna göre ABD ülke dâhilinde dakikada, 1,3; günde 1900 ve yılda 683 bin kadın ve kızın ırzına tecavüz edilmektedir. Bu rakam polise intikal eden kayıtlardır. Şikâyet etmeyenler bunun dışındadır. Her 8 kız ve kadından biri tecavüze uğramaktadır. ABD’de günde 9077 civarında çocuk doğmakta olup bunun 1282’sinin babası belli değildir. Evlilik dışı doğum en az yüzde 30 ya da bazı kaynaklara göre yüzde 45’dir. Doğan her 10 çocuktan en az 4’ü evlilik dışıdır. Evlilik dışı doğum ile babası belli olmayan doğum ayrıdır. ABD eski Başkan Yardımcısının verdiği bilgiye göre 250 milyon ABD nüfusunun 64 milyon 250 bini evlilik dışı doğum neticesidir. Kayda geçen ve geçmeyen cinsi taciz (ırza tecavüz) yılda 5 milyon sayısını bulmaktadır. Tecavüz sadece yetişkinlere ve sadece bayanlara yönelik de değil; erkek çocukların yüzde 22’sinin küçükken ırzlarına tecavüz edilmektedir.

ABD’de kadınların yaklaşık yüzde 20’si yaşamlarının bir noktasında tecavüze ya da tecavüz girişimine hedef oluyor. Amerika’da dakikada 24’den fazla insan tecavüze, şiddete veya ısrarlı izlemeye maruz kalıyor. Bu nitelikte 12 milyon suç duyurusu yapıldığı belirtildi. Araştırmaya göre, önceki bir yıl içinde Amerika’da 1 milyonu aşkın kadın, tecavüze uğradığını bildirdi. 12 milyonu aşkın kadın ve erkek, geride kalan bir yıl içinde, cinsel partnerlerinin tecavüz ve fizikî şiddete hedef olduklarını bildirdiler. Irza geçme denilen bu tecavüzden erkekler de paylarını alıyorlar.

Sözde “Demokrasinin” hâkim olduğu ABD’nin bazı eyaletlerinde, Avrupa ülkelerinin birçoğunda eşcinsel evliliklere, evli çiftlerin sahip olduğu bütün haklar verildi. ABD, dünyanın en çok tecavüz vakası yaşanan ülkelerinden biri. Amerika’da her 2 dakikada bir cinsel saldırı yaşanırken, her yıl 250.000 kadına saldırı olayı yaşanıyor. Fransa’da her 4 günde bir kadın öldürülüyor ve her yıl 25.000 kadın tecavüze uğruyor. İtalya’da ise, her üç günde bir kadın sevgilisi, eşi ya da eski eşi tarafından öldürülüyor. Hollanda da her beş kadından biri, erkek arkadaşının şiddetine uğruyor. Boşanma oranları Rusya’da % 33, İngiltere’de 32, Fransa’da 19 gibi yüksek rakamlardır. Müslümanlara muasır medeniyet olarak gösterilen Avrupa’da, anne ve babasıyla sapık ilişki içinde olan insan sayısı tüm engellemelere rağmen %8 gibi yüksek bir orandadır.

‘Eşcinsel evlilik’ laik demokratik 18 ülkede serbest: ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Danimarka, Hollanda, Belçika, Kanada, Norveç, İsveç, Portekiz, İzlanda, Galler, Lüksemburg, İrlanda, Arjantin, Uruguay ve Meksika.
“Lût’u da peygamber gönderdik. Kavmine dedi ki: “Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı fuhuşu mu yapıyorsunuz? Siz kadınları bırakıp erkeklere yaklaşıyorsunuz, doğrusu çok aşırı giden bir milletsiniz.” dedi.” (A’râf 80-81)

Avustralya’da on binlerce çocuk cinsel istismara uğradı
Avustralya’da çocuklara yönelik cinsel istismarları araştıran Kraliyet Komisyonu, kiliseler, okullar ve devlet kurumlarında on binlerce çocuğun cinsel istismara uğradığını ortaya çıkardı.

Eski Başbakan Julia Gillard’ın talimatı ile 2012’de kurulan Kraliyet Komisyonu, beş yıllık araştırmasını içeren raporunu yayımladı.
Beş yıl boyunca 8 binden fazla cinsel taciz mağdurunu dinleyen, 42 bin kişi ile telefonla görüşen ve binlerce kişinin şikâyetini değerlendiren kurumun raporuna göre, aralarında kiliseler, okullar, spor kulüpleri ve devlet kuruluşlarının da yer aldığı 4 bin kurumda on binlerce çocuk cinsel istismara uğradı.

Raporda, “Avustralya’daki kurumlarda on binlerce çocuk cinsel istismara uğradı ancak tam rakamı asla bilemeyeceğiz. Bu bir çürük elma meselesi değil, toplumun büyük kurumları ciddi şekilde başarısız oldu. Rakam ne olursa olsun, en güvenilir kurumlarımızın çoğunda nesiller üzerinde yapılan ulusal bir trajedidir.” ifadeleri yer aldı.

Çocuk istismarlarında faillerin çoğunlukla din adamları ve öğretmenler olduğuna yer verilen rapora göre, çocuklara yönelik tacizlerin yapıldığı kurumların başında yüzde 62 ile Katolik kiliseleri geldi.
Bu raporda çocuk istismarının önlenebilmesi için 400 den fazla öneriye yer verildi.

Dünyada En Çok Çocuk İstismarı Sitesi Avrupa’da

Avrupa, çocuk cinsel taciz resimleri ve videoları yayımlayan internet sitelerini barındırmada dünyada ilk sıraya yükseldi.
İngiltere merkezli İnternet İzleme Vakfı’nın (IWF) 2016 raporuna göre dünya çapındaki çocuk istismar içeriklerinin yüzde 60’ı Avrupa’dan geliyor.
Türkiye ve Rusya da Avrupa bölgesi kapsamında rapora dahil
Geçmişte çocuk cinsel içeriği kapsayan internet adreslerinin büyük bölümü ABD’de yer alırken, Avrupa 2016’da Amerika ve Kanada’yı geçerek ilk sıraya yerleşti.

İnternette Çocuk İstismarı
IWF 2016 Raporu
İstismar görüntüleri yayınlanan çocukların yüzde 53’ü 10 yaşın altında.
Resimlerin yaklaşık üçte biri çocuk tecavüzü veya cinsel işkence içeriyor.
Geçen yıl 50 ülkeden 57 bin 335 internet adresi çocuk istismarı içeren görüntüler barındırdı.

İnternet İzleme Vakfı, çocuk istismarı içeren görsellerin internetten kaldırılması için çalışmalar yürüten bir sivil toplum kuruluşu.

Çocuk istismarı içeren linkler 2015’ten 2016’ya Kuzey Amerika’da yüzde 20 oranında azalırken Avrupa’da yüzde 19 oranında arttı.

Kuzey Amerika’daki ise bu düşüşe neden olarak Amerika’nın bu içerikleri barındıran internet sitelerinin bildirimini zorunlu kılan yeni yasaları yürürlüğe koymuş olması olarak gösteriliyor.

Türkiye’de, “Medeni” Batı Uygarlığına Yaklaşıyor

Türkiye cinsel suçlar yönüyle de Batı’ya entegre olmak üzere. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) “Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuklara” ait verilerine göre, Türkiye’de 2014 yılında bin 377’si erkek, 9 bin 718’i kız çocuğu olmak üzere 11 bin 95 çocuk cinsel suçlara maruz kaldı. Cinsel suçlara maruz kalan çocukların yüzde 57,6’sını 15-17 yaş grubu, yüzde 23,9’unu 12-14 yaş grubu, yüzde 18,5’ini ise 11 yaş ve altındakiler oluşturdu. İlgililerin bildirdiğine göre, bu konudaki suçların sadece %15’i şikâyet konusu oluyor ve resmiyete girip istatistiklere dâhil olabiliyor. Diğerleri örtbas ediliyor veya toplum tarafından mağdur oldukları halde kendilerinin kınanacağı gerekçesiyle açığa çıkartılmıyor.

Türk Ceza Kanunu’nun 103. Maddesi’nin 1. fıkrası, 15 yaşını tamamlamamış çocuğa yönelik cinsel istismarda suçlulara 15 yıla kadar hapis cezası verilebiliyordu. Anayasa Mahkemesi bu cezaları ağır buldu ve 17 Ocak 2017’de yürürlüğe giren yeni yasa ile 15 yaşından küçük çocuklara karşı cinsel istismar suçu işleyenlere verilen hapis cezası 3 yıla kadar düşürülebilir hale geldi. Bence gerçekten çok vermişler, biraz daha azaltılabilirdi bu durum. 😒

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, cinsel saldırı suçları son beş yılda yüzde 30 arttı. Son 15 yılda tecavüzden yargılanan 409 polis, asker, özel timci, korucu ve gardiyandan hiçbiri cezalandırılmadı.

Tecavüze uğrayanların yüzde 50’si 18 yaş altında. Bunların yüzde 90’ını kız, yüzde 10’unu erkek çocukları oluşturuyor. 5–10 yaş arası çocukların yüzde 55’i ensest mağduru. 10–16 yaş arası çocukların yüzde 40’ı ensest mağduru.

Acil yardım hattını arayan kadınlardan yüzde 57’si fiziksel şiddete, yüzde 46,9’u cinsel şiddete, yüzde 14,6’sı enseste ve yüzde 8,6’sı tecavüze maruz kalıyor.

Türkiye genelinde cinsel saldırı ile ilgili suçlarda, yüzde 400 civarında bir artış var. Demokratik yönetimler cinsel suçlarda Türkiye’yi her geçen gün “Medeni” Batı uygarlığına hızla yaklaştırıyor.

11.05.2005 tarihinde kabul edilen 5349 no.lu evli kadın ile erkeğin zinası hakkındaki kanunda yapılan değişikle zina suç kapsamından çıkarıldı.

Balık baştan kokmakta; düzen, resmî kurumlar, kapitalistleşmiş çevre, sivrisinek hastalık üretmektedir. Bataklık kurutulmadan sivrisineklerle mücadele sonuç getirmeyecektir. Tevhîdî iman hâkim kılınmadan ahlâkî öğütler, delik kabın içine su doldurmaya çalışmak gibidir. Fuhşa bulaşmış insanların zührevî hastalıklar yanında rûhî hastalıklar, psikolojik anormallikler içine düşüp her konuda sapıklaştıkları ve çevrelerini de her yönden rahatsız ettiklerini göz önünde tutmak gerekir.

Fuhşu günah, ayıp ve en sonunda yasak olmaktan çıkarma eğiliminde olan modern laik zihniyet, özgürlük adına fuhuşta sadece zor kullanma ve zarar vermeyi reddetmekte, fuhşun fert ve toplum üzerindeki yıkıcı etkileri bu düşünce sahiplerini fazla ilgilendirmemektedir.

Zina ve fuhuş sektörü denilince sadece genelevler ya da sosyetenin tercih ettiği lüks randevu evleri akla gelmesin. Bavul ticareti kılıfıyla iş yapan ‘Nataşa’lar, “nice” oteller, turistik yerler, plajlar, masaj salonları ve akla gelebilecek hemen her şey bu sektöre âlet edilebiliyor. “Arkadaşlık” ve “sevgili” adıyla nikâhsız birliktelikler, müstehcen filmler, pornografik yayınlar, internet üzerinden kadın ticareti, telekızlar, televole kültürü, gece kulüpleri, zengin kadınlara hizmet veren “jigolo” denilen erkekler, travestiler, transseksüeller, eşcinseller, mankenler ve uyuşturucu kullanımı gibi konular düşünüldüğünde fuhuş batağının boyutu değerlendirilebilir. Bütün bunlar devlet himayesinde ve kanunların onlara tanıdığı özgürlük sayesinde hak olarak verilirken, karşı çıkanlar suçlanabilmektedir. İnternette, pembe dizilerde, sinema filmlerinde cinsellik ve gayr-ı meşrû ilişkiler, ahlâksız bir hayat alabildiğine normalleştirilir ve hatta özendirilir durumda

Türkiye’de de bunun örnekleri vardır. Kadınlara yönelik yüzlerce taciz ve cinayet, çocuk istismarları, Münevver Karabulut ve Sakarya’da yaşanan Suriyeli Emani cinayetleri hafızalarda kalan bazı örnekler.

İyi Hoşta En Düşük Olan Yerler Neresi?

En düşük olan ülkelerin başında Sudi Arabistan, Azerbaycan, CEZAYİR, dünyanın yarısının nüfusuna sahip olmasına rağmen ÇİN HALK CUMHURİYETİ, eski verilere göre Danimarka, iran, ve yine ilginçtir ukrayna.

Azerbaycan’da oldukça düşük olan tecavüz vakalarında 2003 yılında 49 mağdur olurken 2010 yılında bu sayı büyük bir düşüşle 16’ya geriledi.

2003 yılında 49
2004 yılında 25
2005 yılında 44
2006 yılında 35
2007 yılında 34
2008 yılında 25
2009 yılında 35
2010 yılında 16

SUUDİ ARABİSTAN
2003 yılında 44
2004 yılında 52
2005 yılında 62
2006 yılında 72

İRAN
2006 yılında 95
2007 yılında 95
2008 yılında 125
2009 yılında 158
2010 yılında 176 kadın tecavüze maruz kaldı.

ÇİN HALK CUMHURİYETİ
2003 yılında 70
2004 yılında 92
2005 yılında 99
2006 yılında 96
2007 yılında 107
2008 yılında 105
2009 yılında 136
2010 yılında 112 kadın tecavüze maruz kaldı.

DANİMARKA
2003 yılında 472
2004 yılında 562
2005 yılında 475
2006 yılında 527
2007 yılında 492
2008 yılında 396
2009 yılında 400 kadın tecavüze maruz kaldı.

UKRAYNA
2003 yılında 1048
2004 yılında 964
2005 yılında 924
2006 yılında 993
2007 yılında 878
2008 yılında 880
2009 yılında 758
2010 yılında 635 kadın tecavüze maruz kaldı.

CEZAYİR
2003 yılında 723
2004 yılında 630
2005 yılında 376
2006 yılında 495
2007 yılında 836
2008 yılında 812 kişi tecavüze uğramıştır.

PEKİ TÜRKİYE’DE DURUM NE?

TÜRKİYE
2003 yılında 1604
2004 yılında 1638
2005 yılında 1694
2006 yılında 1783
2007 yılında 1148
2008 yılında 1071 kadın tecavüze maruz kaldı.

Her 4 saatte 1 kadın tecavüze uğruyor
Türkiye’de kadınların yüzde 38’i yaşamlarının herhangi bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddetten birine maruz kalıyor. Geçen yıl erkek şiddeti nedeniyle en az 294 kadın yaşamını yitirirken, mağdurların yüzde 89’u yaşadığı şiddet sonrası herhangi bir kuruma başvurmuyor…

İnsan Hakları Derneği’nin verilerine göre Türkiye’de her 4 saatte 1 kadın tecavüze uğruyor veya erkek şiddetine maruz kalıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na göre 2014 yılında en az 294 kadın erkek şiddetiyle hayatını kaybederken, öldürülen her 5 kadından 4’ü silah ve kesici aletle canından oldu. Üniversite mezunu kadın çalışanların dahi yüzde 75’i en az bir kez şiddet mağduru olmuş.

Mersin Tarsus’ta üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın öldürülmesinin ardından tüm Türkiye’de kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüze karşı adeta seferberlik başladı. Kadınlar sokağa çıkarak tepkilerini dile getirirken, sosyal medya başta olmak üzere pek çok mecrada da kampanyalar başlatıldı. Ancak yapılan araştırmalar ve istatistikler kadına yönelik şiddette Türkiye’nin karnesinin oldukça kötü olduğunu ortaya koyuyor. Çeşitli sivil toplum kuruluşu ve üniversitelerin araştırmalarında ortaya çıkan rakamlar, kadınların büyük çoğunluğunun küçük yaşlardan itibaren şiddet ya da cinsel saldırılara maruz kaldığını gözler önüne seriyor.
Hacettepe Üniversitesi ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, 2014 yılında ‘Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması’na imza attı. Bakan Ayşenur İslam’ın da Meclis’te verilerini paylaştığı raporun ilki 2008’de yapıldı. 6 yıl aradan sonra tekrar gerçekleştirilen araştırmanın özet bölümü bile kara bir tablo çiziyor. Nisan-Temmuz arasında 78 ilde gerçekleştirilen araştırma kapsamında 13 bin 403 hane halkından 11 bin 247’siyle görüşmeler yapıldı.
‘Yüzde 11’i şikâyetçi oluyor’

Raporda yer alan tespitler şöyle;
– Evli kadınların yüzde 36’sı eşi ya da birlikte olduğu erkeğin fiziksel şiddetine maruz kalıyor.
– Fiziksel şiddet, her 10 kadının 1’inde gebelikte de devam ediyor.
– Kadınların yüzde 38’i yaşamlarının herhangi bir döneminde fiziksel ve/veya cinsel şiddetten birine maruz kalıyor.
– Evli kadınların yüzde 12’si cinsel şiddet yaşıyor.
– Kadınların yüzde 26’sı 18 yaşını tamamlamadan evlendiriliyor.
– Kadınların yüzde 44’ü şiddetten kimseye söz etmiyor.
– Her 10 kadından 3’ü şiddete fiziksel olarak karşılık veriyor ve evini kısa süreliğine terk ediyor.
– Kurumsal başvuruda bulunanların oranı ise sadece yüzde 11.
– Kadınların yüzde 80’den fazlası, evlilik yaşı, nikah türü ve mal paylaşımına ilişkin kanun maddelerini biliyor, buna karşılık yüzde 60’ı kadının çalışmak için eşinden izin almasının gerekmediğinden habersiz.
– Erken yaşta evlenen kadınların yarısı fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz kalırken, 18’inden sonra evlenenlerde bu oran 3’te 1’e iniyor.
– Kadınların yüzde 9’u çocukluk döneminde (15 yaşından önce) cinsel istismara maruz kalıyor. Bunun yüzde 29’u baba, üvey baba, erkek kardeş, ağabey, dede, amca ve dayı dışında kalan erkek akrabalardan, yüzde 38’i yabancılardan, yüzde 15’i komşulardan oluşuyor.
– Her 10 kadından 3’ü ise hayatında en az 1 kez telefonla arama, kısa mesaj, mektup ya da e-posta yoluyla taciz ediliyor.
– Türkiye genelinde fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz kalmış kadınların büyük bir çoğunluğu (yüzde 89) kurum ya da kuruluşlara başvurmamış. Çok düşük orandaki başvurular arasında, en fazla polise başvurulduğu görülüyor.

PEKİ DÜNYADAKİ CİNSEL SUÇLAR NASIL CEZALANDIRILIYOR?

Türkiye

Yapılan düzenlemelerle cinsel içerikli sözlerin de cinsel taciz olarak tanımlandığı Türkiye’de cinsel suçun cezalandırılması için tacize uğrayan kişinin şikayetçi olması gerekiyor. Cinsel taciz 2 yıla kadar hapis cezası öngörürken fiziksel temasın gerçekleştiği cinsel saldırı suçları da 2 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Saldırganın cezalandırılması için saldırının cinsel ilişkiyle sonuçlanması gerekmiyor. Örneğin tecavüze teşebbüs ya da elle sarkıntılık, cinsel saldırı olarak kabul ediliyor. Tecavüz ise ayrı bir kategoride yer alıyor ve tecavüzün cezası ise 7 yıldan 12 yıla kadar hapis.

Fransa

Fransa’da cinsel suçlara ilişkin Almanya’da kabul edilen yasaya benzer bir düzenleme var. Fransa’daki yasada da tecavüzün kapsamı geniş tutuluyor. Tehdit ya da ‘ani’ eylemlerle cinselliğe zorlayıcı davranışlar, tecavüz kapsamına giriyor. Cezası ise 20 yıl hapse kadar çıkabiliyor. Sözle tekrarlanan cinsel tacizler için de yüksek para cezaları ve 2 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

İtalya

İtalya’da cinsel suçlarla ilgili sertleştirilmiş yasanın yürürlüğe girmesinin üzerinden hayli zaman geçti. 1996’daki yasal düzenleme yürürlüğe girinceye kadar evlilikte cinsel saldırılara göz yumuluyordu. Ancak 20 yıldır evlilik içindeki zorlayıcı cinsel eylemler de 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılıyor.

İsviçre

İsviçre’de ise ancak cinsel ilişki durumunda tecavüz tanımı kullanılıyor. Bunun dışındaki istenmeyen cinsel davranışlar ‘cinsel zorlama’ olarak adlandırılıyor. Ancak öngörülen cezalar aynı: 10 yıla kadar hapis. Her iki eylemin gerçekleştiğini söylemek için de kurbanın savunma halinde, failin de kurbanını direnişine bilinçli olarak karşı gelmesinin tespit edilmesi gerekiyor. Psikolojik baskı da zorlayıcı eylemler arasında sayılıyor. İsviçre’de de 2004 yılından beri evlilik dahilinde gerçekleşen tecavüzlar cezaya tabi.

İsveç

İsveç Ceza Yasası’nda vücudun çıplak bırakılması 2 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Korunmasız durumundaki bir kişiden faydalanmak, söz konusu kişi uykuda ya da uyuşturucunun etkisi altında olabilir, tecavüz olarak tanımlanıyor. 2013 yılında değiştirilen yasal düzenleme ile korkudan dolayı kendini koruyamayan ya da uyumu bozmama baskısı ile karşı karşıya olan kişilere yönelik cinsel eylemler de artık tecavüz olarak sınıflandırılıyor.

ABD

ABD ise cinsel suçlara ilişkin düzenlemeler eyaletlere göre farklılık gösteriyor. Ancak eyaletler arasındaki fark büyük. Bazı eyaletlerdeki yasalar oldukça liberal özellikler taşırken, bazıları da hayli tutucu. Kaliforniya’da 2014 yılında beri yürürlükte olan yasada “Evet, evet demektir” kuralı geçerli. Buna göre her iki eşin de cinsel eylem öncesi “evet” demesi, en azından mimikleri ile onay vermesi gerekli. Ancak bu kural herkes için geçerli değil, sadece devlet üniversitesinde eğitim görenleri kapsıyor. Çünkü ABD’de özellikle üniversitelerde cinsel suçların oranı dikkat çekici oranda yüksek. ABD Başkanı Barack Obama da bizzat bu konuda girişimde bulunmuştu. Beyaz Saray 2014 yılının sonunda, okul arkadaşları tarafından cinsel zorlama ile karşı karşıya kalanların sessiz kalmaması çağrısı yapmıştı.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan’da ise cinsel suçlar için güzel cezalar öngörüyor. Tecavüz suçunun cezası idam. Ancak cezanın boyutu, tecavüz failinin evli mi yoksa bekar mı olduğuna göre değişiyor. Evli erkekler sert cezalar alıyor. Ancak Suudi Arabistan’da eğer tecavüz sırasında aktif durumda olduğu tanımlanırsa kurbanın kendisi de ceza alabiliyor. Başka bir adamla buluştuğu sırada tecavüz gerçekleştiyse kadın da hapse gönderilebilir ya da kırbaç cezası alabilir. Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün ya da Lübnan gibi diğer Arap ülkelerinde ise tecavüzcü, kurbanı ile evliyse de ceza alabiliyor.

Bir saniye ya biz medeni kanununu diğer ülkeler gibi İsviçrenden almadık mı?
Evet onlardan aldık. Peki onlarda her iki kadından bir tanesi bu vakalara karışmış iken bizde neden daha az?
Merak ettim ve araştırdım. Bilin bakalım ne ile karşılaştım. Onlarda da aynı ceza veriliyor, bizde de aynı ceza veriliyor. Eeee o zaman neden bizde daha az. Kanunlarda bu durumu bulamayınca aile ve toplum yapısına girdim. Baktım ki onlarda ne aile kavramı diye bir şey kalmış nede toplum. Türkiye’de olan toplum baskısı bu işi frenliyor. Fakat çok değil bu durum böyle devam ederse bizde onlara döneceğiz. Örneğin herhangi birisi şu an yoldan geçen birini taciz etse, halk onu anında linç edecek. Bu korku olduğu için bu tarz vakalar Türkiye’de daha az. Peki orada nasıl? Aynı şeyi orada yapsalar insanlar arkasından ona destek verir azda ben yardım edeyim istersen diye sorar çünkü onlarda toplum, aile gibi kavramlar yok olmuş. Onlar insanlıklarını unutmuşlar.
Orada içki serbest, zina serbest. Adam içiyor ne yaptığını da bilmiyor ve gidiyor önüne ilk gelen kişiye tecavüzde bulunuyor. Peki bunların hepsi alkollü bir şekilde mi bu olaya girişiyor. Hayır. Bu vakaların yalnızca %10 lük kısmı bu durum ile gerçekleşiyor. Eee orada uyuşturucu serbest o halde uyuşturucu çekip kafayı buluyorlar ve…. Hayır, oda yine bu olayın %10 luk kısmını kapsıyor.

Ukrayna biraz garip gelmişti demi… orada taciz, tecavüz serbest. Kimse kimseye karışmıyor. Bu kadar düşük oran olması biraz diğer ülkelere göre garip bence. Sizce de değil mi? Bunu da araştırdım. Fakat 2010 yılının üzerinde hiçbir veri bulamadım. Fakat bu durum bana yeterli gelmedi. Ukrayna’da yaşıyanlardan bilgi almaya çalıştım. Sorduğumda böyle bir şeyden haberler dahi olmadığını ve bir sonuç bulamaz isem bu benim sorunum değil şeklinde yanıtlar aldım. Yahu bir insan yaşadığı yerde ne olup bittiğini bilmez mi? Onlar gerçekten de bilmiyordu. Ve araştırdılar birkaç tane anayasa maddesi gösterdiler. Ceza o kadar hafif ki tecavüzün cezası yalnızca 6 ay ila 3 yıl arasında değişiyor. Maalesef 2010 yılının üzerinde hiçbir veriye ulaşamadım. Ki 2010 yılına kadar olan verilerin esas gerçeği o verilerin 8 katı kadar. Fakat kimse ne tecavüze uğramaktan nede hemen yanı başında tecavüz edilenden rahatsız. Ukrayna yerel halkına sorduğumda kimsenin bu durumdan rahatsız olmadığını ve bununla ilgili çalışma yapmadığını belirttiler. Ukrayna’da zina olayına o kadar alışılmış ki artık tecavüz dahi insanların zoruna gitmiyor. Kimse bu durumdan rahatsız değil. Tecavüz edende, edilende bu durumdan gayet memun gözüküyor. Yine Ukrayna halkına sorduğumda fuhuş olayını verilen tepki ve bir araştıma raporuna göre 18 yaşındaki kız çocukların Amerika’ya yakın bir oranda olduğunu gözlemledim. İstatistiklere göre 18 yaşındaki kız çocuklarının %35 bakire geri kalan %65 ise fuhuş suçuna karışmıştır. Ki bu durumdan ebebeyinleri dahi rahatsız değildir. Ukrayna için fuhuş yaşının 15 olduğuna araştırma sonucunda bahsedilmiştir. Alkol kullanımının çok fazla olması ve 15 yaşındaki bireylerin %83’ünün daha önce alkol aldıkları tespit ve itiraf edilmiştir. Fakat Ne Ukrayna vatandaşları nede devlet yetkilileri, gerek alkol ve zina gerekse tecavüz vakalarından rahatsız değil. Bu konuyla ilgili araştırma yapma gereksinimi dahi duyulmuyor.

MADEM HEPİNİZ “LAİK” VE “DEMOKRATİK” ÜLKELERSİNİZ O ZAMAN İŞİNİZİ “LAYIĞI” İLE YAPIN

Siz çıkıpta: hırsızlık, tecavüz, taciz gibi vakaları modern bir şekilde yargılamazsınız.
Olurmu hiç öyle şey bal gibide yargılarız bilmem ne…
Yargılarsınız yargılarsınız… Ama sonucunda böyle olur.
Suç hangi çağa ait ise o çağa göre yargılanmak zorundadır. Kimse çıkıpta diyemez, biz modern yerleriz, modern şekilde yargılarız. Belki siz modern şekilde yaşıyor olabilirsiniz fakat o suçu işleyen bir kere modern değil. Sen tutupta bir hayvanı insan gibi yargılayamazsın. Bir insanıda hayvan gibi yargılayamazsın. Suç hangi çağın suçu ise o çağa göre yargılanılmalıdır. Taciz, tecavüz, hırsızlık birer ortaçağ suçudur. Bu suçların tamamının o dönemde verilen ceza bellidir. Tecavüz için tüm dünyada hadım ve idam sistemi vardı, hırsızlık için elini kesme ve idam cezaları vardı.
Dünyaya 700 yıl hükmeden osmanlıda neden yalnızca 6 tane hırsızlık vakası oldu ve bunlar hangi zamandan sonra oldu?
Ben söyleyeyim Kanuni Sultan Süleyman döneminden sonra bir şeyhülislamın rasathane yüzünden veba salgını oldu demesinden sonra olmuştur. Ondan sonra bozulmalar başlamıştır. O güne kadar Osmanlı İmparatorluğunda yaşayan kişilerde hiçbir sıkıntı yok idi. Çünkü onlar bir Zümrüdü Anka kuşu gibi bütün dünyaya uçmayı öğretiyorlardı. Bir kanadı akıldı diğer bir kanadı da gönül idi. Onlar o zamana kadar her iki kanadınıda çırpıyorlardı ve her saniye o kanatlarını daha fazla güçlendirerek, insanlığa insanlık dersi veriyorlardı. Her saniye daha fazla insan oluyorlardı. Her an mükemmele yaklaşıyorlardı. Allah ile arasındaki mesafeyi her an muhabbet ile doldurarak, ona daha fazla yaklaşıyorlardı.
Bizimde bugün yapmamız gereken şey tam olarak bu. Biz kanatlarımızı geliştireceğiz ve bütün dünyaya yeniden insanlık dersi vereceğiz. Boş geçirecek vaktimiz yok. Düşünmeye gelişmeye ihiyacımız var.

Zaten bizler Allah’ı yeryüzünde temsil için gönderilmedik mi? Bakınız Bakara Suresi 30.Ayet. O zaman düşünmemiz lazım. İnsan olmamız. Mükemmele daima daha fazla yaklaşmamız lazım. Hiç bir insan mükemmel olarak yaratılmadı. Peygamberler dahi mükemmel değil idi. İnsan mükemmele ulaşmak için yaratıldı. 0’dan 1’e yaklaşması, düşünmesi için. Her cuma namazından sonra duyduğunuz o hutbeyi bir kez daha hatırlayın.

ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH İYİLİĞİ, ADALETİ, AKRABA YARDIM ETMEYİ EMREDER. ÇİRKİN İŞLERİ, FENALIĞI VE AZGINLIĞIDA YASAK EDER. O, DÜŞÜNÜP TUTASINIZ DİYE SİZLERE BÖYLE ÖĞÜT VERİR.

(NAHL SURESİ 90. AYET)


YARARLANILAN KAYNAKLAR

https://m.sabah.com.tr/galeri/dunya/sok-eden-tecuvuz-raporu
http://www.verteidigung-sexualstrafrecht.de/faqs/strafe-fuer-vergewaltigung
https://de.m.wikipedia.org/wiki/Sexueller_Missbrauch_von_Kindern_(Deutschland)
https://www.anwalt.de/rechtstipps/rechtslage-bei-sexuellem-missbrauch-von-kindern-stgb_050777.html
https://dejure.org/gesetze/StGB/177.html
http://m.dw.com/tr/dünyada-cinsel-suçlar-nasıl-cezalandırılıyor/a-19389057
http://m.milliyet.com.tr/her-4-saatte-1-kadin-tecavuze-gundem-2015440/
https://annualreport.iwf.org.uk
http://degisimhaber.net/kapitalist-abd-avrupa-turkiye-laik-ulkelerin-cinsel-suc-karnesi/10806/haberi.html
http://www.haberself.com/amp/42688
http://www.adimlardergisi.com/batinin-tecavuz-karnesi/
https://m.haberler.com/kadina-en-cok-deger-veren-ulke-kanada-3702937-haberi/
http://www.arsivbelge.com
BBC Türkçe Sitesi
Kur-an-ı Kerim Ayetleri
İsmini vermek istemeyen bir kaç psikolog
Bunların dışında bazı sorularıma yardımcı olan internet grupları ve arkadaşlarım.
Türkiye/Yozgat/Boğazlıyan Vaizi
Bir YouTube izleyicisinin videolardan çıkardığı notlar – Abone Ol.pdf → https://t.co/dNwLqoM5a0?amp=1
Otostopçunun Galaxi Rehberi
http://www.barısozcan.com
http://www.abdullahbilen.wordpress.com

Reklamlar

Dünyanın Gerçek Yüzü ve Güncel İnsanlık Raporu” için 2 yorum

  1. ilk görselin altında suç ve uyusturucu grafiği yazmakta siz tecavüz istatistiği olarak paylaşmışınız. tenzih ederim.
    düşünceniz güzel yalnız yazıdaki.

    Beğen

  2. Kusura bakmayın dikkatsizliğime denk gelmiş. Teşekkürler

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close